Sonbaharda Bitki Bakımı
Eylül 2020

 

Yazın sıcak günlerini geride bıraktığımız bu zamanlarda doğa yeni dengesini kurmaya başladı. Doğadaki bütün canlılar kendilerini kışın zorlu koşullarında ayakta kalabilecek mekanizmalarını aktifleştiriyor.  Bitkilerimizin ilkbaharda yeniden uyanabilmesi için kışı sağlıklı geçirmeleri gerekmektedir. Bunun için ise sonbaharın ilk günlerinden itibaren gerekli hazırlıklarını yapmaları gerekir. Yapraklar sararmaya ve dökülmeye, su toprağa geri çekilmeye başlar. Bu küçülme ve bir nevi kapanma eğilimi bitkileri sonbaharın sert rüzgârlı ve sağanak yağmurlarından ve kışın kar fırtınalarından korunmasına yardımcı olur. 

Bu dönemde bitkilerinizin bağışıklık sistemini güçlendirmek için doğal mikroorganizmalarla tasarlanan Green Zebra BioStick serisini güvenle kullanabilirsiniz. Kimyasal içermeyen formülü sayesinde değer verdiğiniz bitkilerinizi doğal ve organik yollarla destekleyebilirsiniz. 

Green Zebra BioStick Root Grow ile bitkilerinizin köklenme potansiyelini 2 kata kadar arttırabilir bu sayede bitkinizin suya ve çözünmüş minerallere daha kolay ulaşmasına yardımcı olabilirsiniz. Ayrıca mevsim koşulları nedeniyle hassaslaşan bitkilerinizi Green Zebra BioStick Guardian ile mantar ve küf gibi hastalıklara karşı koruyabilirsiniz. 


Green Zebra BioStick serisi formüle edilirken aktif mikroorganizmalar ayrı ayrı ve birlikte kullanımlarda en üst seviyede fayda sağlayacak şekilde özenle seçilmiştir. Doğaya, insana ve evdeki diğer canlı dostlarımıza zarar verici herhangi bir etken içermediğinden gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.


Bunların yanı sıra sonbaharda mevsimsel sararma ve dökülmelerin normal olabileceği unutulmamalıdır. Bitkiler güneş ışığını fotosentez yaparak enerjiye dönüştürürken klorofil pigmentinin oluşmasını sağlar. Oluşan bu klorofil pigmenti bitkiye canlı ve parlak yeşil rengini sağlar. Sonbaharda ise güneş ışığının azalması ve mevsim sıcaklıklarının düşmesiyle fotosentez seviyesi ve dolayısıyla klorofil pigmenti azalmaktadır. Azalan klorofil pigmenti yerini diğer renk veren moleküllerin daha fazla ortaya çıkmasına izin verir ve bitkilerde sarı, turuncu ve kırmızı tonlarında yeni renkler görülür.

 
Ayrıca bitkinin değişen hormonal dengesi nedeniyle yapraklar bu mevsimde dökülerek bitkinin tabanında bir izolasyon tabakası oluşturur ve organik gübre potansiyeli taşımaktadırlar. 


Anlatıldığı üzere doğanın mükemmel iç dengesi olduğu bakılan her detayda açıkça görülmektedir. Bu dengeyi uzun yıllar boyunca koruyabilmek ve yetiştirdiğiniz bitkilerinizin gelecek ilkbaharda daha güçlü uyanmasına yardımcı olabilmek için sizlere gönül rahatlığıyla kullanabileceğiniz Green Zebra BioStick serisini sunuyoruz. 
 

 

Green Zebra BioStick ürünlerini incelemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

 

Ev Bitkilerini Kimyasal Kullanmadan Korumanın Yolu Var mı? 

 

Ev bitkilerini herkes sever. Asfalt kaplı şehirlerimizdeki, betondan yapılmış evlerimize biraz yeşillik getirme çabamızın sonuçları olan bu bitkiler hem göze hem ruha hitap ederek hayatın stresiyle başa çıkmamızı biraz daha kolay hâle getirmeye yardımcı olur.

 

Üstelik bu kadar da değil. Ev bitkilerinin insan sağlığına ölçümlenebilir ve belirlenebilir faydaları olduğunu ortaya koyan araştırmalar var. Bu araştırmaların bazıları doğrudan ev halkı üzerinde yapılırken bazıları da ofis çalışanları üzerinde yapılmış. Kapalı ortamlarda uzun süre kalmanın zararlı etkilerini azaltmanın dışında ev bitkilerinin bol bulunduğu bir ortamda olmanın hastalıklara yakalanma riskini azalttığı, iyileşme süresini kısalttığı, stres ve yorgunluğun kendisinin ve etkilerinin ortaya çıkmasını geciktirdiği belirlenmiş. Yani ev bitkileri, yalnızca görsel zevke hitap etmiyor, sağlığa da iyi geliyor.


 

Ev bitkileri bizim sağlığımızı korusun istiyorsak biz de onların sağlığını korumalıyız. Tıpkı insanlar gibi onların da bakıma ihtiyacı var. Ev bitkilerini etkileyen birçok olumsuz durum ve ev bitkilerine özgü hastalık, küf ve böceklenme gibi sorunlar var.

 

Ayrıca ev bitkilerinin kökleri çok sınırlı miktarda toprağa erişebildiği için, yani genelde kapalı alanlardaki saksılarda bulundukları için, besin ihtiyaçlarının da karşılanması zaman geçtikçe zorlaşıyor. Çünkü bulundukları saksıların içindeki toprak zaman içinde besin ve mineral açısından fakirleşiyor.

 

Yani ev bitkilerini tehdit eden aslında iki ana durum var. Bunların biri küf, mantar, hastalık ve böceklenme gibi sorunlar; diğeri de besin ve mineral yetersizliği.

 

Ev Bitkilerini Hastalıktan Koruma Yolları 

Ev bitkilerini bu iki durumdan biri olan hastalıklardan korumanın birçok yolu var tabii ki. Birçok kimyasal ilaç ve benzeri ürün ev bitkilerini bu hastalıklardan korumaya yönelik olarak tüketicilere sunuluyor. Ancak belirttiğimiz gibi bunlar kimyasal ve bu kimyasalların bazıları insan sağlığı açısından oldukça zararlı. Üstelik bazıları sprey şeklinde püskürtülerek uygulanan bu kimyasallar, tıpkı sigara dumanı gibi, uzun süre havada asılı kalabiliyor. Havada asılı kalan bu kimyasalların da solunum yoluyla vücuda geçmesi ihtimali var. Üstelik bu kimyasalların yapıları formülüne göre değişse de çoğu havadan ağır olduğu için zemine yakın seviyelerde asılı kalıyor. Yani evcil hayvanlar ve çocuklar açısından biraz daha yüksek bir risk söz konusu.

 

Ev Bitkilerini Korumanın Doğal Bir Yolu Var mı? 

 

Ev bitkileri için kullanılan kimyasalların veya ilaçların hepsi zehirlidir, hepsi ölümcüldür gibi bir sav ortaya atmıyoruz tabii ki. Ancak sonuçta bu kimyasallar insan bedenine fayda sağlasın diye üretilmiyor. Ayrıca İstanbul, Ankara gibi büyük şehirler bir yana dursun, ortalama bir şehirde yaşayan bir insanın bile gün boyunca çeşit çeşit kimyasala maruz kaldığını da hesaba katarsak “Neden bile bile bu kimyasalları evimize sokalım ki?” diye düşünmeden edemiyor insan. Son derece haklı bir düşünce.

 

Peki, çözüm nedir? Ev bitkilerini hastalıklardan, küften, mantardan ve hatta böceklenmekten korumanın daha doğal, en azından zehirli kimyasallar kullanmayı gerektirmeyen bir yolu var mı?

 

Evet, var.

 

Neyse ki yukarıdaki endişeleri taşıyan başka insanlar da var ve konuya çözüm arıyorlar. Giderek yoğunlaşan bu arayışın sonuçları da mikrobiyal tarım olarak kendini ortaya koyuyor. Benzer çözümlerin uygun olanları ev içi kullanıma da sunuluyor.

 

Bu çözümlerden biri de biyoteknolojinin son ürünlerinden biri olan Green Zebra BioStick serisi.

 

Episome tarafından üretilen Green Zebra Biostick, bitkileri hastalıktan, küften, mantardan ve böceklenmekten korumayı sağlıyor. Üstelik zehirli kimyasal da içermiyor. Saklaması ve kullanımıysa son derece kolay. Green Zebra ürün ailesinin bahçe ve tarlalarda kullanılmak ve ev bitkilerinde kullanılmak üzere üretilen iki serisi bulunuyor. Evde kullanım için özel olarak üretilen Green Zebra Biostick, toprağa dik batırılarak kullanılmak üzere tasarlanmış dekoratif çubuklardan oluşuyor. Kullanımı da bu kadar kolay. Yalnızca, dik duracak şekilde toprağa batırılıyor. Havada asılı kalmıyor, kıyafetlere bulaşmıyor, solunumla vücuda girme riski bulunmuyor.

 

Green Zebra Biostick Guardian, bitkileri yukarıda bahsettiğimiz hastalıklardan korurken, Green Zebra Biostick Root Grow bitki köklerini besliyor. Kökleri gürleşen ve güçlenen bitki, daha fazla besin ve minerale ulaşabildiği için doğal yollarla güçleniyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Green Zebra BioStick Kimyasal İçermez 

 

Bugünlerde, tüketicilerin endişe ve taleplerinden dolayı her ürüne doğal veya organik denmesi çok yaygınlaştı. O nedenle Green Zebra BioStick’in doğallığının sırrına da değinmekte fayda var.

 

Green Zebra BioStick yalnızca bitkilere faydalı olan bakteriler içeriyor. Tıpkı insanların sindirim sistemine yerleşen ve vücuda ve sağlığa fayda sağlayan probiyotik bakteriler gibi, Green Zebra BioStick’in içindeki bakteriler de bitkilere fayda sağlıyor. Bu bakteriler sayesinde bitkiler topraktaki besinleri daha etkili bir şekilde kullanabiliyor veya hastalıklardan korunuyor.

 

Green Zebra BioStick ürünlerini incelemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.